Bizim "eski açık" tribün, kapalının istiab haddinin taraftar talebi karşısında "yeri dar" kalmasından mütevvellit inşa edilmiş olsa gerek, bitişiğine eklenen "derme çatma" (portatif) tribün ise deprem tedbirinden doğan "piyango" yatırım...

Camianın özelde KSK'sine genelde envai spor/bayram etkinliklerine canhıraş sahip çıkacağı öngörüşü/kabulü/tahmini ile kabına sığmadı stadımız.

Tek koltuk kalmamacasına dolduğu günler olmadı mı elbette oldu...

Dolu bir şarjör gibiydi her defasında "Kastamonululuk".

Galatasaray'ın kapalı tribün taraftarının eski açık ikametgahındakileri tezahürata davet ettikleri "Eski açık sarı desene" tezahüratını Kastamonu Gazi Stadı'na "uydurarak" yazının başlığını "Eski açık siyah desene" koydum...

Orijinali bizde "Karşı siyah" şeklindedir malum.

"Karşı" diyerek işaret buyurulan "Çay" kenarındaki "eski açık" tribün (ki epeydir o da çatısı itibarıyla "kapalı")...

Davette bulunan "Kapalı" tribüne diyalogun ikinci dizesi düşer, "Kırmızı", "eski açık" üçüncü mısrayı geniz yırtarcasına bağırır "Şampiyon", noktayı koyar "Kapalı", "Kastamonu".

"Ciğer-soluk-gırtlak-ses telleri" zorlana zorlana semanın inletildiği birkaç nakaratın ardından avuçları patlatırcasına alkış kopar...

Şaşmaz "müzikal".

Taraftar "çocukken" olunur...

Yaş kemale erdikten sonra giyilen taraftar gömleği vücuda otursa da bünyeye dar gelir.

Sonradan olunmadığı gibi...

"Sonradan görme" taraftara da bel bağlamamak lazım, ilk açık kapı bulduğunda "tüyer", kolunu kessen kan renginden başka renk yoktur çünkü.

Gazi Stadı "çim olmadan" önce karbon ayak izimi bırakmışlığım var, "Karşı siyah" demişliğim de var, hiç unutmam bir Zonguldak maçında eski açık tribünde oturmuşken "Çay" tarafındaki otoparktan konuk taraftarların uzun menzilli taş atışlarına hedef olmuşluğum da var...

"Al-kara" sevda(m).

Bu uzun girizgahın ardından nereye geleceğim?...

Son Kepez maçında bir ara "eski açık/karşı" tribünün seyirci sayısını sayma gafletine düştüm, gözümü seyrircesine alamadım maç boyu, tam nihayete erecekken araya giren gol pozisyonları hesabı bir türlü bitirtmedi...

Yeni baştan say.

O kadar azlıktı ki...

"Siyah" diyecek halleri yoktu.

Zaten bu taraf da "Kırmızı" demiyordu...

"Şampiyon" ve "Kastamonu" kelimelerine zaman ayırmayacak kadar suskundu taraftar.

Arkaik zamanlara gitmeye gerek yok...

Geçtiğimiz Eylül ayında da "Karşı Siyah" demiştik de karşıdan gelen iadeli taahhütlü mektuba anında "kırmızı" cevabımızı patlatmamış mıydık ve bu kutsi diyalogu nihayetinde "Şampiyon Kastamonu" iradesine/imanına bağlamamış mıydık cümle Kastamonu halkı/taraftarı/camiası?

Ne "Karşı siyah" epeydir...

Ne de kapalı "kırmızı".

(Kastamonu'yu/Kastamonuluları profesyonel futbol liglelerinin 2'nci klasmanında temsil eden GMG Kastamonuspor an itibarı grubundaki puan sıralamasında 3'üncü...

En kötü ihtimal ile "play-off" serisinden 1'inci lige çıkma olasığı cebindeki olasılıklardan biri.

GMG Kastamonuspor 28'inci haftası oynanan ligde, ertelenen bir maç haricinde, 27 maçta 15 "galibiyet", 10 "beraberlik" ve sadece 2 "mağlubiyet" aldı...

Son mağlubiyeti taa 5 ay önce deplasmanda, 14 maçtır "namağlup" olup bu sezon evinde hiç yenilmedi, iki mağlubiyeti de dış saha.

Hakem hataları ve mental sıkıntılar olmasaydı...

Mağlubiyet ve beraberlik sayıları galibiyet paydasına devrolurdu pekala.

Ara transfer döneminde epeyce as oyuncusu ve devamında teknik direktör ile yolların ayrılmasının getirdiği zihni yükü de hesaba katarak bugünkü saha emeğini ve puan tablosunu değerlendirdiğimizde...

Kastamonu halkı/taraftarı/camiası daha ne bekliyor kulübünden?

Sportif başarı var mı var...

Sürdürülebilir idare var mı var.

Taraftar nerede peki?...

Anavatanı ve gurbetteki yavruvatanları ile Kastamonu camiasının desteği nerede?

GMG Kastamonuspor 2024-2025 maratonunu her ne sonuçla sonuçlandırırsa sonuçlandırsın...

Kastamonu camiası/halkı/taraftarının küme düştüğü bir sezon olacak.

Taraftarı tribüne gelmez...

Varsılları ve sivil kuruluşları namına destek mekanizması çalışmaz.

Belediye ve mülki idare nerede?...

Protokol tribününde bir vekil yalnız.

Kastamonuspor'u 1985 yılından beri "yüz yüze" takip ediyorum...

Yetel yönetim ve mülki idarenin mevzuya bu kadar "uzak" olduğu bir döneme denk gelmedim.

Anadolu illerinde olmaz bu hal...

Futbol, buralarda sadece futbol değil çünkü niteliği icabı, çok daha fazlası.)

(Baş sırada futbol olmak üzere sporun, en güçlü özne olarak Kastamonuspor'un, günümüzde GMG Kastamonuspor'un toplumsal hayattaki yerinin sadece "spor" parselinde aranmaması gerektiğini, bizatihi ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme ünitelerinin baş umdelerinden biri olduğunu işaret etmekten, duyurmaktan, yeniden yeniden kayda geçirmekten gına geldi artık...

Kastamonu aidiyetine dair "son kale" hükmüne nail GMG Kastamonuspor.

Kalkınma ve gelişmeye, hele ki kültür ve tanıtıma dair, referans namına Kastamonu'nun elinde kalan son sermaye adeta...

Gurbetteki Kastamonuluların "biz varız" diyebilecekleri son çatı.

Yalnız ama GMG Kastamonuspor yönetimi...

Yapayalnız.)