Yukarıdaki başlığı taşıyan “sondakika” isimli haber sitesindeki malumatın ana fikri şöyle: “Ramazan Bayramını da fırsat bilen tatilciler, adeta Kastamonu'ya akın etti. Kastamonu'nun sahillerini yerli ve yabancı turistler doldururken, tarihi ve turistik mekanlarda ise yine aynı kalabalık yaşandı”…
Tarih “12 Ağustos 2013”.
12 sene evvelin Kastamonu turizmi…
“Buydu”.
“Malumatfuruşluk” değil evveli eşelemek…
Günümüzün acziyetine kıyas tutmak olsa olsa.
Kastamonu’da turizmin vardığı zirveyi işaret eden malumatın kılcal damarları daha bir esenlik hissine kapı aralıyor…
Öyle bir yoğunluk ki Cide’de fırınlar ekmek yetiştiremiyor, bin 250 yatak kapasiteli İnebolu ve 500 yatak kapasiteli Abana’da rezervasyonlar dolu, 2 bin nüfusu bulunan Abana’nın nüfusu 25 bini aşıyor, belediye başkanlarının muvaffak olmanın getirdiği memnuniyet mesajları metinde akıyor.
Gerçi o vakit “turizm” demeyen belediye başkanı yahut kaymakam yoktu…
Bugün “diyen” yok.
12 yılda Kastamonu’nun “amaç” ve “araç” içeren takım çantası epeyce değişti…
Turizm de neymiş?.
(Kısa ve yüzeysel bir web sörfü yaptım “turizmde bayram doluluğu” ipucu ile…
Ulusal ligde “Kastamonu” esamesi okunmuyor.
Bayramda “dolup taşacak” ilçeler ile ilgili bir malumat derlenmiş misal…
“Amasra, Fethiye, Seferihisar, Urla ve Çeşme”.
Safranbolu merkezli bir haber var…
“Karabük'ün UNESCO Dünya Miras Listesi'nde olan Safranbolu ilçesinde, Ramazan Bayramı tatili için otel rezervasyonları yüzde 100’ü buldu”.
Safranbolu’da pişen Kastamonu’ya da düşüyor olabilir ucundan bucağından…
Safranbolu turizmci diyor ki: “Son yıllarda Safranbolu oldukça gözde bir destinasyon. Bayramda da en çok tercih edilen noktalardan biri olmayı başardık. Otellerdeki doluluğumuz yüzde 100’ü aştı. Bölgedeki diğer noktalara arkadaşlar yönlendiriyor grupları”.
Kastamonu (da) doldu taştı mı bayramda?...
“Gurbetçi turizmi” harici ne haldeyiz?
Ölçüm yapacak mecal…
Niyet var mı?)
Not: 2013 tarihindeki malumatta Kastamonu’daki turizm hareketliliğine ilişkin ivme ile karşılaşmak son derece doğal…
İlin tüm kesimleri turizmin “çıkış kapısı” olduğuna kanaat getirmişti çünkü.
Sahaya çıkan 11’e evvela “turizm” yazılıyordu…
“Diğerleri” ardından geliyordu.
Günümüzde kaybettiğimiz “irade” bu işte…
Turizm sahaya “yedek” çıkıyor.
Lütfen hafızanızı çalkalayın…
İlimizde turizm ne oranda konuşulur-yazılır-çizilir kaldı?
Valiliğinden belediyelerine…
Amirinden memuruna, işletmecisinden emekçisine, akademisyeninden eli kalem tutan cemicümleye.
Kamunun turizmden “elini yüzünü yıkadığı” şüphe götürmez aşikar…
Turizmden bu kadar uzak, hazzetmeyen, emeksiz atanmış ve seçilmiş idareci kadrosu Kastamonu’ya ne geldi ne de görüldü.
İşletmeciler ve sivil toplum kuruluşları hak getire…
Hakkını dahi savunmuyor.
En son turizmdir idare-i maslahatın nesnesi olacak…
Santim yol aldırmaz.
Yazık…
Beyhude geçen vakte.
Not 2: Kitap dolaplarımın birinden çıktı rastgele…
“Kastamonu Şehir Kimliği Çalıştayı” sonuç raporu kitabı.
“Çevre ve Şehircilik Bakanlığı” ile “Kastamonu Belediyesi” işbirliği…
Vakit “Nisan 2015”.
Amaç Kastamonu şehrinin kimliğini bulmaktı…
“Her bir şehrin kimliğini oluşturan, kendini tanımlayan tarihi, iklimi, coğrafyası, kültürü, sosyal ve etnik yapısı, ekonomisi ve benzeri maddi ve manevi değerleri vardır. Şehirlerin kimliğini doğru tanımlamadan, ne sorunlar doğru tespit edilebilir ne de köklü, isabetli çözümler geliştirilebilir. Sağlıklı gelecek kurgusu yapılabilmesi için de önce şehrin kimliğinin doğru tespit edilmesi gerekir” kaydı düşülmüş takdim yazısında.
Çalıştay bilim insanlarının kolaylaştırıcılığında yerel aktörlerin imecesinde gerçekleşti…
Kalın bir kitap halinde “sonuç raporu”.
Neler neler yapılacak(mış)…
Neler neler öylece kaldı.
Yazıyoruz da yazmasına da…
Yapmıyoruz.