“İnebolu, Küre, Hanlar Bölgesi-Ecevit Hanı, Seydiler, Devrekani, Halkacılar, Şeker Köprü, Kastamonu, Kovanlı, Bulacık, Umut, Kayı, Beşdeğirmenler, Gülmenler, Güngörmezler, Hacettepe, Bostan, Çomar, Yenice, Kale Hanı, İnköyü, Koçhisar, Kese, Çankırı, Avran, Dümbelek, Tüney, Çandırlı, Kalecik, Yenihan, Tekebeli, Ravlı, Ballı Hüseyin, Bödüz, Solfasol, Ankara”…

“İstiklal Yolu”.

İstiklal Ve Gençlik (2)

36 istasyon tam tekmili…

Kağnı donanmasıdır karayı deniz eyleyip de cephane katarlarını karadan yüzdüren.

Karda, tipide, zemheride İnebolu’dan Ankara’ya varmak gözümüzde büyürken bugün…

“Üstte yok başta yok, yol yok güneş yok, ekmek yok su yok” halde kağnı tekerlerinin gıcırtısı ile emperyalizmin azgın naralarını boğan bir ulusun nesliyiz.

Düşmanın bisküvisinden çikolatasına kadar tıka basa dolu erzak depolarına karşı süpürge tohumundan katık ile kafa tutan neslin ahfadıyız…

Anadolu burası “yolgeçen hanı” değil.

“Kırım, Karadağ, Girit, 93 Harbi, Zeytun, Sason, Havran Dürzi, Arnavutluk, Trablus, Balkan, Birinci Paylaşım Savaşı, Sarıkamış, Çanakkale, İran, Galiçya, Filistin, Hicaz…” cephelerinde evlatlarını şehit veren/gazilerini hastane hastane arayan analar/babalar kağnı donanmasının kaptanı, makinisti, kürekçisi oldu…

“İstiklal Yolu” destanını yazdı.

Sadece “1853-1928” yılları arasındaki savaş ve muharebelerde şehit düşen “4 bin 760” Kastamonulunun anası, babası, kardeşi…

Siperi boş bırakmadı.

“Gülmenler”…  

“Güngörmezler”.

İstiklal Yolu’nun geçtiği güzergahtaki yerleşimlerin isimlerine bakar mısınız?…

Devrin haletiruhiyesini izaha yetiyor.

İstiklal Ve Gençlik (3)

“İstiklal Yolu”; “Gülmenler” gülsün, “Güngörmezler” gün görsün diye…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki halkın yedi düvele de, iklime de, yokluğa da meydan okumasıydı.

“Ya İstiklal Ya Ölüm”…

Dilde de, yürekte de, emekte de hiç eksilmedi.

(Milli Savunma Bakanlığı web sitesindeki “Atatürk ve Filistin”, “Kutü'l Amare”, “Çanakkale” belgelerini okuyorum kaç gündür…

Siz de okuyun.

“İstiklal Yolu” destanını anlamak, yorumlamak, idrak etmek için birebir belgeler…

Şehitlerin, gazilerin, muhariplerin sancaklarının asla yere düşmediğini göreceksiniz.

Aynı sayfadaki “Arşiv Belgeleriyle Menemen Olayı” ve “Ermeni Komitelerinin Amaçları ve Eylemleri” belgelerini de okumanızı öneririm…

Bilgi; yanıltmaz.

Günümüzün en büyük bulaşıcı hastalığı “bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak”, “had bilmemek”, “algıdan kurtulup da olguya varamamak”…

Aydınından cahiline kadar “pandemi”.

https://www.msb.gov.tr/ArsivAskeriTarih/icerik/belgeler...

İlgili link.)  

İstiklal Ve Gençlik (1)

Not: Kastamonu Ticaret Borsası Başkanı Serdar İzbeli’den geldi fotoğraf ve duygu…

“18 Mart Çanakkale Zaferi ve Şehitleri Anma Günü” dolayısıyla Kastamonu Şehitler Anıtı’ndan düzenlenen törene dair izlenimlerini anlattı, anlattı, anlattı.

Lafın bir yerinde sustu…

Şehitlerin dile geldiği “es” verdi.

Asker üniforması giyen lise talebelerinden devşirdiği umudu paylaştı dakikalarca…

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Bütün Ümidim Gençliktedir” sözünü hatırlattı.

Kastamonu’nun “57’nci Alay” bilinci asla unutmaz ki gençliğin vatanperverliğini Serdar Başkan…

Gün gelir okul üniforması giyer, gün gelir asker üniforması, gün gelir beyaz kefen.

Gençlerimiz…

Bugünün kalpaklıları.

İstiklal Yolu’nun günümüzdeki yolcuları, Conkbayırı’nın fikri mirasçıları, Başkomutanlık Meydan Savaşı’ndaki sancağı günümüzdeki sancaktarları…

İstikbalin sigortası.

Dahasını anlattı Serdar İzbeli…

Anıttaki asker üniformalı gençlerin okullarındaki eğitim başarılarını, dünyaya at gözlüğü ile bakmadıklarını, bir vaktin köy enstitülüleri gibi hayatın hemen her alanının emekçisi olmak için bilgi biriktirdiklerini nasıl bir şevk ile dile getirdi.

“Yaz” dedi…

“Yazı eksik olmasın memleketin”.

Anadolu tarihinde gençlik hep önde ve öncü oldu…

Gençliği kuşaklara bölen, günümüz gençliğini “dijital esiri” olmakla itham eden, “apolitik” gören kafalara ne bakın ne de kulak verin.

Gençlerin mülki idare ile omuz omuza durmaları ayrı bir sosyal mesaj…

Devlet; gençleri ile güvende.

“Türk Gençliği”…

Aklı ile fikri ile, emeği ile bilinci ile, omuz omuza durdukça istiklal ve istikbalin ne dahili ne de harici bedhahları emellerine ulaşabilir bu kadim topraklarda.

Aklın ve bilimin pusulasında, ideolojilere esir olmadan daim gelişime ve yeni koridorlara kapı açmayı düstur edinen, diyalektik yöntemle her süreci süzebilen gençlik…

İşte bu gençlik.