Kastamonu şehrinin “turizm” hali epeydir “abandone”, evvelden getirilen ve tam da kimliğini ifade eden mazruf takla duman, zevahir de bu gidişle tüm hükmünü kaybeder mi kaybeder…

Kurumlar başta olmak üzere, turizmden fayda sağlayan esnafın üzerine iyiden iyiye sinen “nemelazım” haletiruhiyesi, caba.

Yerleşiklerinin oluşturduğu alışverişin şehrin ekonomi çarkını çevirmediği aşikar, dışarıdan “para” lazım, turizm de bu amaca dair biçilmiş kaftan…

El tersi ile itilen, kulak tıkanan, göz kapatılan bir muhatap halinde şehir turizmi.

En koyu çizgisini Vali Enis Yeter dönemi ile çizen şehir turizmi, halef valiler ve kimi belediye başkanlarının, meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının ortak gayretleri ile cüssesinin üzerine çıkan bir heybet yakaladı çeyrek yüzyıllık dilimde…

Kazandıklarımızı geri “döküyoruz” şimdi.

Şehrin turizmdeki “yegane” kalesi olan “kültür turizmi” surları mafiş…

“Konak” da “mutfak” da hem beden duvarlarından yaralı hem “kavram” penceresinden.

Turizmden ekmek elde eden küçüklü büyüklü işletmelerin ekonomik kilerleri nasıldır bilinmez ama dilleri “lal”…

Talepkar bir ses çıkmaz mı?

(Geçtiğimiz Şubat ayı sonunda “Erzurum” örneği vermiştim…

UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na “gastronomi” alanında girmek için gayretkeş olan.

Mart ayı sonunda da “Adana” örneği vereyim…

Türkiye’nin UNESCO’ya sunacağı “gastronomi şehri adayı” olarak “Adana” seçildi.

Unvan sahibi “Gaziantep, Hatay ve Afyonkarahisar” şehirlerine 4’üncü halka olarak “Adana” eklenir mi eklenebilir…

Daha önce kabul olunmayan iki başvurularına karşın bu kez hazırlıklarının daha güçlü yaparak ülke sınavını geçti Adana.

Öncesinde başvuru sürecini mevzuat gereği Adana Büyükşehir Belediyesi yürütüyordu bu kez Çukurova Kalkınma Ajansı da destek verdi…

Türkiye başvurusu kabul edildi.

Adana halkı sevindi haliyle…

Mevcudun üzerinde katbekat eklenecek “mutfak turisti”.

Adana Valisi Yavuz Selim Köşger  X hesabından açıklama yaptı…

“Hayırlı olsun. Adana nihayet hak ettiği unvanı alıyor; UNESCO ‘Yaratıcı Şehirler Ağına’ gastronomi alanında girmek üzere Türkiye’den seçilen şehir Adana oldu. Paris turunu da geçerek bu unvanı almak Adana’ya çok yakışacak. Emeği geçen herkese teşekkürler”.

İmrenmemek elde değil…

Hani nerede Kastamonu?)

(Türkiye elemesini nasıl geçti Adana?...

“Birlik olarak”.

Mustafa Afacan 27 Mart Köşe Yazısı (2)

“UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı’na Aday Olma Süreci Değerlendirme ve Koordinasyon Toplantısı” 3 Şubat’ta yapıldı…

Vali başkanlığında gerçekleştirilen toplantıya milletvekili, Büyükşehir Belediye Başkanı, Çukurova Üniversitesi Rektörü, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü ve ilçe belediye başkanları, oda başkanları, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile basın mensupları katıldı.

Mustafa Afacan 27 Mart Köşe Yazısı (3)

Çukurova Kalkınma Ajansı’nın sunumunun ardından Vali Köşger değerlendirmede bulundu…

“Bugün Adana’nın önemli meselelerinden birini konuşmak, taze başlangıç yapmak üzere bir aradayız. Bu süreç 2021’de başlayan bir süreç, UNESCO Yaratıcı Şehirler Ağı da 2004 yılından beri dünyada kendine alan bulmuş ve epeyce mesafe kat edilmiş bir konu. Organize çalışmayı ve bütün tarafların katılımını gerektiren, sadece yerel yönetimlerin gayretiyle üstesinden gelinecek bir iş değil. Bu sebeple şu anda bu salonda bulunan her kesimin, herkesin bu işe katkı sağlamasını, gönlünü koymasını gerektiren bir iş”.

Adana’da bunlar oluyor…

Kastamonu’da ne oluyor?)

(Bir “kıyas” da Edirne’den yapalım…

Edirne Valisi 2023 yılında yaptığı açıklamada 27 tarihi konağın restorasyonuna başlandığını açıkladı.

 Vali Yunus Sezer’in açıklaması seferberliğin sadece 27 konak ile sınırlı olmadığını gösteriyor…

“Aldığımız kararlar şudur. Bugünden itibaren 27 tarihi konağımızın restorasyonuyla ilgili çalışmalara başlayacağız. Önümüzdeki yılsonu itibariyle de bunların birçoğunu tamamlamak istiyoruz… Bunun altyapı işlerini de yapıyoruz. Bir taraftan konak sahipleriyle görüşmeler yapıyoruz. Bir taraftan Çevre Şehircilik Bakanlığımız da görüşüyoruz. Burada nasıl çalışmalar yapılabilir diye onun arayışı içerisindeyiz. Bir taraftan da Kültür Bakanlığımızla bu çalışmaları beraber yürütüyoruz. Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim yani burada bir karar alınmış durumda.  Bu konaklarla ilgili olarak özel konak şahitlerimizle bir araya geldik. Biz özel konaklarla ilgili olarak yapılacak çalışmalarda bütün proje çalışmalarını ve yapım aşamasını valilik olarak üstlenmeyi kendilerine taahhüt ettik. Burada yaklaşık 200’e yakın il genelinde benzer yapı var. Kendi konaklarıyla ilgili restorasyon çalışması yapacak olan bütün konak sahiplerine biz proje desteği vereceğiz. Kuruldan geçireceğiz ve kendilerini inşaata başlayacak seviyeye getireceğiz…”

Kastamonu’nun 1997’de çıktığı yolun yolcusu Edirne…

Biz “yolumuzdan döndük”.)

(“Edirne” konusu bir parantez içine hapsolacak kadar kısa değil…

Kastamonu’nun evvelki yolunu takip eden Edirne’nin bugünkü yolunu takip etmek de Kastamonu’ya düşüyor.)

Mustafa Afacan 27 Mart Köşe Yazısı (1)